En çok bankaların internet şubelerinin muzdarip olduğu e-mail ve internet sayfaları üzerinden yapılan phishing (oltalama) saldırılarına son zamanlarda Google Adwords de hedef olmaya başladı. Kullanılan site ve e-mailler kısa sürede filtrelense de dikkatli olmak gerekiyor.
Google Adwords, Türkiye’de de giderek pazar payını arttırıyor. Sadece büyük firmalar da değil, Adwords’ün yapısına uygun olarak köşebaşındaki bakkal bile “Ben de yarıma kaşar yazınca çıksam aslında” diye düşünmeye başladı.
Teknolojik çoğu gelişmede olduğu gibi, bu piyasaya da en iyi 18+ hizmetler sunanlar adapte oldu. Çoğu hesap Google tarafından bir süre sonra fark edilip kapandığı için, reklam metinlerine uyumlu olarak “gecelik” olarak açılıp kapanan binlerce hesaptan yayın yapıyor, asla vazgeçmiyorlar. Google’daki “gecelik arkadaş”a reklam verenlere baktığımızda, durum daha iyi anlaşılıyor zaten.
Kimi metinler daha masum bir “gece” geçirmek isteyenler için: “Adım Hande 28 Yaşındayım Arkadaş Arıyorum”.
Kimi daha şatafatlı bir akşam geçirmek isteyenlere hitap ediyor: “Kraliçe Kralını Arıyor”.
Bu pazara özgü bir reklam formatı olarak, belki de “Bugüne kadar boşluk kullandık da kız bulabildik mi?” diyenleri hedef alarak, şöyle metinler de çıkıyor arada karşımıza: “HeycanDoluSaatler - BinlerceBayanVeBay HepsiSiziBekliyor”
Diğerleri zaten kısa olan alanda, direkt hedefe yönelik metinler kullanmış: “Bir Gecelik Arkadaş”, “Bir Gecelik Zevk”, “Bu Gece Kız Arkadaş”. Sonuncusu ise Google’dan ciddi ciddi kız arayan kitlesinin çaresizliği üzerine oynamış, “Hayal değil” diye eklemeyi uygun görmüş.
Yakında Google’da “gecelik arkadaş” diye aramak da yasaklanır belki mahkemeler tarafından, belli mi olur?
Google Adwords reklamları konusunda temel başvuru kaynağımız pek tabii ki, Adwords Yardım sayfaları. Yardım sayfalarında ise Google’ın üzerine basarak önerdiği bir optimizasyon fikri vardır: “Reklamlarınızı Güncel Tutun!”
Bugün bir arama yaparken karşımıza çıkan reklam üstte. Sanırım Google’ın da bu yolda biraz çalışması gerekiyor. Gerçi tabi sistem onların, para da vermiyorlar. Ohh ne ala memleket!
90′ların sonuna doğru webdeki sitelerin sayısının hızla artmasıyla, bilgileri hızlıca bulmaya yarayan arama motorları ortaya çıkmaya başladı. Arama motorları, bu servislerine kaynak yaratmak için ‘Tıklama Başına Ücretlendirme’ sistemiyle kendilerine özgü reklam modelleri ürettiler.
Günümüzde bu sistemler bütününe genel olarak ‘Arama Motoru Pazarlaması’ deniyor. 2007 yılı itibariyle ‘Tıklama Başına Ücretlendirme’ programları, arama motorları için bir numaralı gelir kaynağı olduğunu ispat etti. devamı »