Facebook | Re*Search
 

Facebook Virüsü: Olmaz Demeyin

Yazar: Uğur Şahin | 27 Eki 08 | Kategorilenmemiş

Dün akşam Facebook‘tan bir arkadaşımdan mesaj geldi, başlık “oh my god.. is it you tthere? i acn’t beileve” şeklinde. MSN virüslerinden falan tecrübeliyiz, durduk yere 40 yıllık arkadaşımız bize “hi, here is my naked pictures!!!” diye mesaj atınca artık şaşırmaz olmuşuz ama Facebook’ta bunu görünce ilk başta açıkçası konduramadım; “Vardır bir esprisi” falan diye açtım mesajı. Benimle birlikte 10 kişiye daha gönderilmiş, Google Reader’la paylaşıldığı için google.hu domain’inin altında görünen bir link.
Artık virüs olduğu aşikar, bakalım ne menem şeymiş diye girdim, aşağıdaki site çıktı karşıma:

Youtube videosu gibi görünen resme tıklarsanız, sizi youtube-spy.info domainine konuşlanmış çakma bir YouTube, veya onların yazdığı şekliyle Yuotube sitesine yönlendiriyorlar. Çok da iyiliksever arkadaşlarla oldukları için siteye girince “Arkadaşım sendeki Flash Player eskimiş. Bak al şunu indir, her videoyu cam gibi izle” diyerek sizi bir dosya indirmeye zorluyorlar. O dosyayı indirip kurarsanız da, tahmin edeceğiniz gibi bilgisayarınız şifayı kapmış oluyor.

Gördüğünüz gibi Facebook’tan gelen bir mesajla bilgisayarınıza virüs bulaşma ihtimali mevcut. Türk mahkemeleri uyuyor mu, nasıl hala Facebook açık inanın anlamıyorum. Daha kaç masum Türk gencinin bilgisayarına virüs bulaşması lazım savcılarımızın harekete geçmesi için?


WebOS’a doğru giderken

Yazar: Uğur Şahin | 11 Eyl 08 | Kategorilenmemiş

WebOS mevzusu, kaç senedir tartışıla tartışıla bitirilemiyor. “WebOS çok yakında geliyor, geldi nerdeyse” diyenler olaya fazla basit baksalar da, “Ne WebOS’u arkadaşım, bi yürü git OS ne demek onu öğren gel” diyenler de  fazla kitabî bakıyorlar. Sonuçta; teknolojinin ilerlemesiyle parallel olarak masaüstü programlarına bağlı olduğumuz çoğu alanda artık işimizi bir web sitesi görüyor.

Bugün Facebook‘ta bunu gördüm mesela:

Sırf Chat kısmı için ekledikleri çubuğu, iyice Windows’un görev çubuğuna benzetmeyi başarmışlar. Artık “Başlangıç menüsü”nden çakma bir aplikasyon menüsü mevcut; hızlı başlangıç kısmını bile almaktan geri kalmamışlar. Misal zirzop gibi Friends For Sale kuracağıma yerine Zoho’nun Online Office aplikasyonunu kurmuş olaydım; belgelerime Facebook’tan çıkmadan ulaşabilecek; değiştirebilecek hatta Facebook’ta yeni tanıştığım kıza Zoho’yla hazırlayacağım sunumu gönderip kendimi tanıtabilecektim. (Kendini Facebook profili yerine sunumla tanıtmak fikri fena değilmiş; bu konseptte bir sosyal ağ mı kursam nedir?)

Yine de daha çok gidilecek yol var; daha yolun epey başı. Programların yerine geçmek isteyen siteler hem özellik hem hız açısından hala nal topluyorlar. Ted Dziuba da eleştirmekten geri kalmıyor o zaman:

So, when your Aunt asks why her 1.2GHz computer isn’t fast enough to run an online word processor that has the same fucking features as the 1987 version of Corel WordPerfect, you don’t have an answer for her.

Yani adam diyor ki, teyzen gelip de “Yavrum bu bilgisayarda 2 yazı zor yazıyorum bu online kelime işlemciyle” dediğinde; amcan gelip de “Yeğenim bizim gençliğimizde Atari’deki kelime işlemcide daha çok özellik vardı” dediğinde ne cevap vereceksin diyor. Haksız mıdır?